"line in the sand" in Turkish
Definition
Kimsenin aşmasına izin vermeyeceğiniz son sınır veya kesin bir kuralı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle müzakere veya tartışmalarda, kişisel sınır belirlerken kullanılır. Resmi olmayan ve kararlı bir tavır için uygundur.
Examples
That's my line in the sand—I won't work weekends.
Bu benim **kırmızı çizgim**—hafta sonları çalışmam.
The teacher drew a line in the sand: no cell phones in class.
Öğretmen bir **kırmızı çizgi** çizdi: derste cep telefonuna izin yok.
Setting a line in the sand helps people stay true to their values.
Bir **kırmızı çizgi** koymak, insanların kendi değerlerine sadık kalmasına yardımcı olur.
For me, honesty is a line in the sand—no exceptions.
Benim için dürüstlük bir **kırmızı çizgi**—asla taviz yok.
When he cheated, she knew he had crossed her line in the sand.
Aldattığında, onun **kırmızı çizgisi**ni aştığını anladı.
We finally had to draw a line in the sand and say, 'enough is enough.'
Sonunda **kırmızı çizgi** çizip 'artık yeter' demek zorunda kaldık.