Type any word!

"limiting" in Turkish

sınırlayıcı

Definition

Bir şeyi azaltan, kısıtlayan veya özgürlüğü ya da imkânları engelleyen durumdur. Genellikle engel teşkil eden şeyleri tarif eder.

Usage Notes (Turkish)

'limiting' genellikle sıfat olarak kullanılır: 'limiting beliefs', 'limiting factor'. Gündelik ve resmî durumlarda kısıtlama veya engel anlatılırken kullanılır.

Examples

The small size of the room is limiting our options for furniture.

Odanın küçük olması mobilya seçeneklerimizi **sınırlıyor**.

Strict rules can be very limiting for creativity.

Sıkı kurallar yaratıcılık için çok **sınırlayıcı** olabilir.

Not having a car is limiting what we can do this weekend.

Araba olmaması bu hafta sonu yapabileceklerimizi **sınırlıyor**.

I find my job a bit limiting because there’s not much room to learn new skills.

İşimde yeni beceriler öğrenmek için fazla alan olmadığı için biraz **sınırlayıcı** buluyorum.

Wearing a suit every day can feel limiting if you prefer casual clothes.

Her gün takım elbise giymek, rahat kıyafetleri tercih edenler için **sınırlayıcı** olabilir.

Those old, limiting beliefs are stopping you from reaching your full potential.

Bu eski, **sınırlayıcı** inançlar tam potansiyeline ulaşmanı engelliyor.