"libertines" in Turkish
Definition
Toplumun veya ahlakın kurallarına uymayan, zevk ve eğlence peşinde koşan kişiler. Genellikle tarihi veya edebi dille kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
SEFAHAT DÜŞKÜNLERİ ifadesi edebi veya eski dönemlerde özellikle erkekler için kullanılır, günlük dilde nadir kullanılır. 'Liberal' kelimesi ile karıştırmayın.
Examples
The novel tells the story of a group of libertines in 18th-century France.
Roman, 18. yüzyıl Fransa’sındaki bir grup **sefahat düşkünü**nün hikayesini anlatıyor.
Some people saw the artists as libertines because of their unusual lifestyles.
Bazı insanlar, sanatçıları sıradışı yaşam tarzları yüzünden **ahlaksız** olarak gördü.
The old church warned against the influence of libertines in society.
Eski kilise, toplumdaki **sefahat düşkünleri**nin etkisine karşı uyarıda bulunuyordu.
Back in those days, poets and philosophers were often considered libertines by the conservative public.
O dönemlerde şairler ve filozoflar genellikle muhafazakâr halk tarafından **sefahat düşkünü** olarak görülüyordu.
Some wealthy nobles lived as libertines, throwing wild parties and ignoring social rules.
Bazı zengin soylular, **sefahat düşkünü** gibi yaşarlar; çılgın partiler yapıp sosyal kuralları hiçe sayarlardı.
He joked that his friends were libertines just because they stayed out past midnight.
Arkadaşlarının gece yarısından sonra dışarıda kaldığı için onları şakayla karışık **sefahat düşkünleri** olarak adlandırdı.