"libelous" in Turkish
Definition
Bir kişinin itibarını yazılı veya yayımlanmış yalan ifadelerle haksız yere zedeleyen durumları tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'Libelous', hukukta ve medya dilinde sıkça geçer; sadece yazılı ifadelere uygulanır. 'libelous statement', 'libelous article' gibi ifadelerde görülür. Ciddi bir suçlama içerdiği için dikkatli kullanılmalıdır.
Examples
The article contained libelous statements about the politician.
Makalede siyasetçi hakkında **karalayıcı** ifadeler vardı.
Publishing libelous rumors can lead to lawsuits.
**İftira atan** söylentileri yayımlamak davalara yol açabilir.
The company denied making any libelous comments.
Şirket herhangi bir **karalayıcı** yorum yaptığını reddetti.
If that post goes viral, its libelous claims could really damage his reputation.
Eğer o gönderi yayılırsa, içindeki **karalayıcı** iddialar onun itibarına ciddi zarar verebilir.
Their lawyer warned them not to publish anything libelous online.
Avukatları, internete herhangi bir **karalayıcı** şey yayınlamamaları konusunda onları uyardı.
That review was so harsh it bordered on being libelous.
O inceleme o kadar sertti ki, neredeyse **karalayıcı** oluyordu.