"levee" in Turkish
Definition
Taşkınları önlemek için nehir kenarına yapılan uzun toprak veya beton set.
Usage Notes (Turkish)
'Levee' kelimesi genellikle nehir kenarında taşkınları önleyen yapılarda kullanılır, 'baraj'dan (su akışını tamamen kesen) farklıdır. 'Set yıkıldı' veya 'set inşa etmek' gibi ifadelerde görülür.
Examples
The workers built a levee along the river to stop flooding.
İşçiler su baskınını önlemek için nehir boyunca bir **set** inşa etti.
The city repaired the broken levee after the storm.
Şehir, fırtınadan sonra hasar gören **seti** onardı.
A tall levee protected the village from the river.
Yüksek bir **set**, köyü nehirden korudu.
If the levee breaks, the water could flood the entire town.
Eğer **set** kırılırsa, su tüm kasabayı basabilir.
People living near the levee worry every time there's heavy rain.
**Set** yakınında yaşayanlar, şiddetli yağmur olduğunda endişeleniyor.
They gathered sandbags quickly to reinforce the levee.
Onlar hızla kum torbaları getirip **seti** güçlendirdiler.