"legionnaire" in Turkish
Definition
Lejyoner, özellikle Fransız Yabancı Lejyonu'na ait olan ve dünyanın dört bir yanından gelen asker anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde genellikle Fransız Yabancı Lejyonu'ndaki askerler için kullanılır; macera, zorluk ve gizemli bir geçmiş ile özdeşleştirilebilir.
Examples
A legionnaire wears a special uniform.
Bir **lejyoner** özel bir üniforma giyer.
The legionnaire marched with his unit through the city.
**Lejyoner** birliğiyle şehirde yürüdü.
He became a legionnaire when he joined the French Foreign Legion.
Fransız Yabancı Lejyonu'na katılınca **lejyoner** oldu.
Many people think being a legionnaire is tough because of the intense training.
Birçok kişi, yoğun eğitim nedeniyle **lejyoner** olmanın zor olduğunu düşünür.
Did you know my grandfather was a legionnaire in North Africa?
Büyükbabamın Kuzey Afrika'da **lejyoner** olduğunu biliyor muydun?
After years as a legionnaire, he had stories from all over the world.
Yıllarca **lejyoner** olarak görev yaptıktan sonra, dünyanın her yerinden hikayeleri vardı.