Type any word!

"legacy" in Turkish

miraskalıtmiras (teknolojide: eski sistem)

Definition

Geçmişten kalan, miras kalan para, mülk ya da toplumda etkisi süren fikir ve gelenekler gibi şeylerdir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi, hukuki veya tarihi bağlamlarda sıklıkla rastlanır. Hem maddi, hem manevi şeyleri kapsayabilir. 'Miras bırakmak', 'kültürel miras', 'legacy system' (eski teknoloji) gibi ifadelerle kullanılır.

Examples

My grandmother left me a legacy of beautiful jewelry.

Büyükannem bana güzel takılardan oluşan bir **miras** bıraktı.

His most important legacy is the school he built for the children.

Onun en önemli **mirası** çocuklar için inşa ettiği okuldur.

We want to honor her legacy by continuing her work.

Onun **mirasını** onurlandırmak için işini sürdürmek istiyoruz.

The old traditions are a legacy from our ancestors.

Eski gelenekler atalarımızdan kalan bir **miras**tır.

He wants to make sure his company has a lasting legacy in the community.

Şirketinin toplumda kalıcı bir **mirası** olmasını istiyor.

The museum displays the artist’s legacy through his famous paintings.

Müze, sanatçının ünlü tabloları aracılığıyla onun **mirasını** sergiliyor.