"leave your mark on" in Turkish
Definition
Yaptıklarınızın ya da etkinizin başkaları veya bir şey üzerinde kalıcı iz bırakması, insanların sizi veya yaptıklarınızı hatırlaması.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok başarı, miras veya güçlü etki anlatırken kullanılır. Fiziksel izler için kullanılmaz.
Examples
She wants to leave her mark on the world by helping others.
O, başkalarına yardım ederek dünyada **izini bırakmak** istiyor.
Great artists leave their mark on history.
Büyük sanatçılar tarihe **izini bırakır**.
Teachers can leave their mark on their students’ lives.
Öğretmenler, öğrencilerinin hayatlarında **izini bırakabilir**.
He hopes to leave his mark on the company before retiring.
Emekliliğinden önce şirkette **izini bırakmayı** umuyor.
Many travelers want to leave their mark on every place they visit.
Birçok gezgin, ziyaret ettikleri her yerde **izini bırakmak** ister.
If you work hard, you can really leave your mark on this project.
Çok çalışırsan bu projede gerçekten **izini bırakabilirsin**.