"leave no crumbs" in Turkish
Definition
Bir şeyi o kadar iyi ve eksiksiz yapmak ki eleştirilecek hiçbir şey kalmıyor; genellikle etkileyici başarı veya performansı övmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmî, modern argo; çoğunlukla sosyal medyada etkileyici başarı ve tarzı övmek için kullanılır. Gerçekten yemekle ilgili değildir.
Examples
She danced so well, she left no crumbs.
O kadar iyi dans etti ki **hiçbir eksik bırakmadı**.
The singer left no crumbs with that performance.
Şarkıcı o performansla **hiçbir eksik bırakmadı**.
His artwork was amazing—he left no crumbs.
Onun sanatı harikaydı—**hiçbir eksik bırakmadı**.
She absolutely left no crumbs at the fashion show last night.
Dün gece moda şovunda gerçekten **hiçbir eksik bırakmadı**.
The whole team left no crumbs in that presentation—they nailed it!
Tüm ekip o sunumda **hiçbir eksik bırakmadı**—mükemmeldiler!
Wow, you left no crumbs with that outfit—totally iconic!
Vay canına, o kıyafetle **hiçbir eksik bırakmadın**—tam bir ikon!