"lancer" in Turkish
Definition
Mızraklı süvari, uzun bir mızrakla savaşan atlı askerdir; özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa ordularında yaygındı.
Usage Notes (Turkish)
Kelime daha çok tarih, askeriye veya fantastik oyunlarda/geçmiş hikayelerde geçer. Günlük dilde nadirdir. 'Lancer' otomobil ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The lancer rode into battle with his lance held high.
**Mızraklı süvari**, mızrağını yüksek tutarak savaşa atıldı.
A lancer was part of the cavalry in old European armies.
Bir **mızraklı süvari**, eski Avrupa ordularında süvarinin bir parçasıydı.
Each lancer wore a special uniform.
Her **mızraklı süvari** özel bir üniforma giyerdi.
In many stories, the lancer charges bravely at the enemy lines.
Pek çok hikayede **mızraklı süvari** cesurca düşman saflarına saldırır.
Today, you’ll mostly find a lancer in museums or history books.
Günümüzde **mızraklı süvari** genellikle müzelerde ya da tarih kitaplarında karşınıza çıkar.
My favorite video game lets you play as a lancer riding a horse and fighting with a lance.
En sevdiğim video oyununda, bir **mızraklı süvari** olarak ata binip mızrakla savaşabiliyorsun.