"know your place" in Turkish
Definition
Bulunduğun konumun ve sınırlarının farkında olup bunları aşmaya çalışmamak. Genellikle birini sınırında tutmak amacıyla kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle otoriter veya küçümseyici bir tavırla söylenir. Cesaret verme amacı yoktur, sınır aşanlara karşı kullanılır.
Examples
You should know your place when talking to your boss.
Patronunla konuşurken **yerini bilmelisin**.
Some people need to know their place in this company.
Bu şirkette bazı insanların **yerini bilmesi** gerekiyor.
Children should know their place and respect their elders.
Çocuklar **yerini bilmeli** ve büyüklere saygı göstermeli.
He was told to know his place after arguing with the manager.
Müdürle tartıştıktan sonra ona **yerini bilmesi** söylendi.
Don’t tell me what to do—I think you should know your place.
Bana ne yapacağımı söyleme—bence sen **yerini bilmelisin**.
She doesn’t like people who don’t know their place and always try to take charge.
O, **yerini bilmeyen** ve sürekli kontrolü eline almaya çalışan insanları sevmez.