"knock together" in Turkish
Definition
Mevcut malzemelerle hızlı ve basit bir şekilde bir şey yapmak, genellikle fazla plan veya kalite olmadan.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, genellikle geçici veya özensizce yapılan şeyler için kullanılır. Daha çok fiziksel bir şeyler (mobilya, yemek vb.) için.
Examples
We can knock together a table with these old boards.
Bu eski tahta parçalarıyla bir masa **hemen kurabiliriz**.
He knocked together some shelves for the garage.
Garaj için birkaç rafı **alevlacele yaptı**.
She knocked together a quick lunch with what was left in the fridge.
Buzdolabında kalanlarla **hemen bir öğle yemeği hazırladı**.
We just knocked together a few decorations for the party last night.
Dün gece parti için birkaç süslemeyi **hemen hazırladık**.
If you need somewhere to sit, I can knock together a bench in no time.
Oturacak bir yere ihtiyacın varsa, sana bir bankı **hemen yapabilirim**.
They knocked together a rough plan before the meeting started.
Toplantı başlamadan önce **alevlacele** bir plan hazırladılar.