"keep body and soul together" in Turkish
Definition
Zor bir durumda, geçim için yeterli para veya yiyecek bulmakta güçlük çekerek yaşamak.
Usage Notes (Turkish)
Eski ve biraz abartılı/humorlu şekilde, maddi olarak çok zor durumda olmayı anlatır. Hayat tehlikesi için kullanılmaz.
Examples
He works two jobs just to keep body and soul together.
**Kıt kanaat geçinmek** için iki işte çalışıyor.
During the war, people struggled to keep body and soul together.
Savaş sırasında insanlar **kıt kanaat geçinmek** için mücadele etti.
Some families can hardly keep body and soul together.
Bazı aileler zar zor **kıt kanaat geçiniyor**.
I lived on instant noodles for months just to keep body and soul together.
Aylarca sadece hazır erişteyle **kıt kanaat geçindim**.
She does freelance work here and there just enough to keep body and soul together.
O, biraz biraz serbest işler yaparak **zar zor geçiniyor**.
After losing my job, I had to get creative to keep body and soul together.
İşimi kaybettikten sonra **kıt kanaat geçinebilmek** için yaratıcı olmak zorunda kaldım.