"juicier" in Turkish
Definition
'Juicier', bir şeyin öncekine göre daha fazla suya sahip olduğunu veya dedikodu, haber ya da hikayede daha ilginç ve heyecan verici olduğunu gösterir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle meyve veya et gibi yiyecekler için kullanılır; gayriresmi olarak dedikodu veya hikayelerde daha ilgi çekici olduğunu belirtmek için de kullanılır. 'Much juicier' ile kuvvetli vurgu yapılır. Resmi yazışmalarda gayri maddi şeyler için tercih edilmez.
Examples
This orange is juicier than the one I had yesterday.
Bu portakal, dün yediğimden **daha sulu**.
I prefer juicier meat with my dinner.
Akşam yemeğimde **daha sulu** et tercih ederim.
The apples from this farm are always juicier.
Bu çiftliğin elmalarının hepsi her zaman **daha sulu**.
Tell me the juicier details about what happened at the party!
Partide neler oldu, bana **daha ilginç** detayları anlat!
This gossip just got juicier—apparently, he didn’t even show up!
Bu dedikodu **daha ilginç** oldu—meğerse hiç gelmemiş!
I love a juicier burger—nothing beats that first bite.
Ben **daha sulu** bir burgeri severim—ilk ısırık gibisi yok.