Type any word!

"irradiate" in Turkish

ışınlamak

Definition

Bir şeye ışık veya özellikle radyasyon uygulamak. Genellikle sterilizasyon ya da koruma amacıyla yiyecek veya maddelere radyasyon uygulanmasını da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ışık tutmak için değil; daha çok bilimsel, tıbbi veya mühendislikte, özel olarak radyasyon uygulaması için kullanılır. 'irradiate food', 'irradiate equipment' gibi ifadelerde karşılaşılır.

Examples

Doctors sometimes irradiate cancer cells to destroy them.

Doktorlar bazen kanser hücrelerini yok etmek için **ışınlar**.

We can irradiate food to keep it safe for longer.

Yiyecekleri daha uzun süre güvenli tutmak için **ışınlayabiliriz**.

Ultraviolet lamps irradiate the area to disinfect it.

Ultraviyole lambalar alanı dezenfekte etmek için **ışınlar**.

They decided to irradiate the package before shipping it across the country.

Paketi ülke içinde göndermeden önce **ışınlamaya** karar verdiler.

To stop bacteria from spreading, hospitals often irradiate their equipment.

Bakterilerin yayılmasını önlemek için hastaneler genellikle ekipmanlarını **ışınlar**.

Scientists irradiated the samples to check for changes under radiation.

Bilim insanları radyasyon altında değişiklikleri incelemek için örnekleri **ışınladı**.