Type any word!

"inviolate" in Turkish

dokunulmamışbozulmamışkutsal

Definition

Bir şey dokunulmamış veya bozulmamışsa, zarar görmemiş ve saf, olduğu gibi kalmıştır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya edebi dilde, genellikle haklar, gelenekler veya kutsal kabul edilen yerler için kullanılır. Günlük konuşmada nadiren rastlanır.

Examples

The ancient temple remained inviolate for centuries.

Antik tapınak yüzyıllar boyunca **dokunulmamış** kaldı.

They swore to keep the secret inviolate.

Onlar, sırrı **bozulmamış** tutacaklarına yemin ettiler.

His rights as a citizen were inviolate.

Vatandaş olarak hakları **dokunulmamış** kaldı.

We must ensure these lands remain inviolate for future generations.

Bu toprakların gelecek nesiller için **dokunulmamış** kalmasını sağlamalıyız.

Their agreement remained inviolate despite many challenges.

Birçok zorluğa rağmen anlaşmaları **bozulmamış** kaldı.

She values her privacy and wants it to stay inviolate.

O mahremiyetine çok değer veriyor ve onun **dokunulmamış** kalmasını istiyor.