"intimidates" in Turkish
Definition
Birini kasten korkutmak veya özgüvenini azaltmak; genellikle tehdit ederek ya da güç gösterisiyle yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Kişiler, durumlar veya şeyler için kullanılabilir. 'Intimidates others' başkalarını korkutmak anlamında.
Examples
He intimidates the younger students at school.
Okulda küçük öğrencileri **korkutur**.
The loud barking dog intimidates visitors.
Yüksek sesle havlayan köpek, ziyaretçileri **korkutur**.
Sometimes, his deep voice intimidates people.
Bazen derin sesi insanları **korkutur**.
Her confidence intimidates some of her colleagues, but she doesn't notice.
Özgüveni bazı meslektaşlarını **korkutur**, ama o bunu fark etmez.
Don't let his title intimidate you—he's actually very approachable.
Unvanının sizi **korkutmasına** izin vermeyin, aslında çok yaklaşılabilir biridir.
The big stage intimidates even experienced performers sometimes.
Büyük sahne bazen deneyimli sanatçıları bile **korkutabilir**.