"interlocking" in Turkish
Definition
Birbirine tutunan veya geçerek sıkıca birleşen ve kolayca ayrılmayan yapılar veya nesneler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'interlocking bricks', 'interlocking gears' gibi teknik veya fiziksel nesneler için kullanılır. Duygusal ya da soyut bağlantılar için uygun değildir.
Examples
The puzzle has interlocking pieces.
Bulmacanın **kenetlenmiş** parçaları vardır.
We used interlocking tiles for the floor.
Zemin için **birbirine geçmeli** karolar kullandık.
Chains are made of interlocking links.
Zincirler **birbirine geçmeli** halkalardan oluşur.
These two systems work together like interlocking gears.
Bu iki sistem, **kenetlenmiş** dişliler gibi birlikte çalışır.
The interlocking design keeps the playground safe for kids.
**Birbirine geçmeli** tasarım oyun alanını çocuklar için güvenli tutar.
Their schedules are so interlocking that finding time to meet is tough.
Programları o kadar **birbirine geçmeli** ki buluşacak zaman bulmak zor.