"instill in" in Turkish
Definition
Birine bir düşünceyi, hissi veya değeri yavaş yavaş öğreterek onun karakterinin veya düşünce yapısının bir parçası haline getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'değer', 'inanç', 'özgüven', 'disiplin' gibi kavramlarla kullanılır. Nesne ve alıcı belirtilir. 'install' veya 'inject' ile karıştırmayın.
Examples
Parents try to instill in their children a love of reading.
Ebeveynler çocuklarına okuma sevgisi **aşılamaya** çalışır.
The teacher wants to instill in students good study habits.
Öğretmen öğrencilerine iyi çalışma alışkanlıkları **aşılamak** istiyor.
They try to instill in him a sense of responsibility.
Ona sorumluluk duygusu **aşılamaya** çalışıyorlar.
Her stories always instill in me a sense of hope when I'm feeling down.
Hikayeleri, moralim bozuk olduğunda bana hep bir umut **aşılar**.
The company tries to instill in employees the importance of teamwork from day one.
Şirket, çalışanlara ilk günden itibaren ekip çalışmasının önemini **aşılamaya** çalışır.
It's hard to instill in someone the courage to try new things if they're afraid of failure.
Birine yeni şeyler deneme cesaretini **aşılamak** zor, eğer başarısızlıktan korkuyorsa.