"inoculate against" in Turkish
Definition
Bir kişiyi, hayvanı veya bitkiyi, genellikle enjeksiyon yoluyla aşı veya hastalığın az miktarını vererek hastalıktan korumak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi/tıbbi bir terim; genellikle hastalıklarla birlikte kullanılır ('gribe karşı aşılamak'). 'Aşılamak' ile benzer; ancak bazen hastalığın zayıflatılmış şekliyle bağışıklık kazandırmaya vurgu yapılır.
Examples
Doctors inoculate against measles in early childhood.
Doktorlar, çocuklukta kızamığa **karşı aşılar**.
We must inoculate against polio to stop the disease.
Hastalığı durdurmak için çocuk felcine **karşı aşılanmalıyız**.
Millions are inoculated against the flu each year.
Her yıl milyonlarca kişi gribe **karşı aşılanıyor**.
I got inoculated against tetanus before my trip abroad.
Yurtdışına gitmeden önce tetanoza **karşı aşılandım**.
It's important to inoculate against common childhood diseases.
Yaygın çocukluk hastalıklarına **karşı aşılamak** önemlidir.
The school organized a campaign to inoculate against hepatitis B.
Okul, hepatit B'ye **karşı aşı kampanyası** düzenledi.