"ingratiate" in Turkish
Definition
Birinin beğenisini kazanmak için aşırı çaba göstermek; genellikle övgüyle veya hoşnut etmeye çalışarak.
Usage Notes (Turkish)
'ingratiate oneself with' ifadesiyle resmi veya edebi olarak yaygındır. Genellikle yapaylık veya çıkar amaçlı aşırı çaba anlamı taşır.
Examples
He tried to ingratiate himself with his boss.
Patronunun **gözüne girmeye** çalıştı.
She often ingratiates herself by complimenting others.
Başkalarına iltifat ederek sık sık **yağcılık yapar**.
It is not good to ingratiate yourself in every situation.
Her durumda **göze girmeye** çalışmak iyi değildir.
He's always trying to ingratiate himself with the popular kids.
Hep popüler çocukların **gözüne girmeye** çalışıyor.
You don't need to ingratiate yourself—just be real.
**Göze girmene** gerek yok—sadece kendin ol.
Politicians sometimes ingratiate themselves with voters during elections.
Siyasetçiler seçimlerde bazen seçmenlerin **gözüne girmeye** çalışır.