"infuriates" in Turkish
Definition
Birini aşırı derecede kızdırmak veya çok sinirlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
'annoy' kelimesinden çok daha güçlüdür; gerçek anlamda öfke durumlarında kullanılır. 'it infuriates me when...' gibi kalıplarda geçer. Hafif rahatsızlıklar için tercih edilmez.
Examples
It infuriates me when people lie.
İnsanlar yalan söylediğinde bu beni gerçekten **çileden çıkarıyor**.
The noise outside infuriates her during meetings.
Dışarıdaki gürültü toplantılar sırasında onu **çileden çıkarıyor**.
His attitude infuriates his classmates.
Onun tavırları sınıf arkadaşlarını **çileden çıkarıyor**.
What really infuriates me is when people interrupt me.
Beni gerçekten **çileden çıkaran** şey, biri sözümü kestiğinde oluyor.
It absolutely infuriates him when he can't find his keys.
Anahtarlarını bulamadığında bu onu kesinlikle **çileden çıkarıyor**.
She pretends it doesn’t bother her, but it seriously infuriates her.
O, onu rahatsız etmiyormuş gibi davranıyor ama aslında bu onu ciddi şekilde **çileden çıkarıyor**.