"inexorable" in Turkish
Definition
Durdurulması, değiştirilmesi veya önlenmesi imkânsız olan; durmaksızın devam eden bir şey.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve edebi bir kelimedir, genellikle zaman, kader veya ilerleme gibi şeyler için kullanılır. "inexorable decline" = "önlenemez düşüş". Küçük rahatsızlıklar için kullanılmaz.
Examples
The inexorable passing of time affects us all.
Zamanın **önlenemez** geçişi hepimizi etkiler.
The army's advance was inexorable.
Ordunun ilerleyişi **önlenemez**di.
Death is often described as inexorable.
Ölüm genellikle **önlenemez** olarak tanımlanır.
Despite their efforts, the city's decline was inexorable.
Çabalarına rağmen, şehrin çöküşü **önlenemez**di.
There's an inexorable logic to his argument that you can't ignore.
Onun argümanında göz ardı edilemeyecek bir **önlenemez** mantık var.
Change is inexorable; we might as well embrace it.
Değişim **önlenemez**; kabullenmek en iyisidir.