"indicting" in Turkish
Definition
Bir kişinin, özellikle savcılık ya da mahkeme tarafından resmi olarak bir suçu işlediği gerekçesiyle suçlanmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Bu fiil yalnızca resmi ve hukuki durumlarda kullanılır; 'accuse' kelimesinden daha resmidir ve suçu kesinleştirmez.
Examples
The court is indicting him for fraud.
Mahkeme onu dolandırıcılıkla **suçluyor (resmen)**.
They are indicting several suspects after the investigation.
Araştırmadan sonra, birkaç şüpheli **iddianame ile suçlanıyor**.
The prosecutor is indicting the company for environmental crimes.
Savcı, şirketi çevre suçlarından dolayı **iddianame hazırlıyor**.
He denies all the charges despite being indicting him last week.
Geçen hafta **iddianame hazırlanmasına** rağmen o tüm suçlamaları reddediyor.
Many were surprised at the police indicting the politician so quickly.
Polis, siyasetçiye bu kadar hızlı **iddianame hazırlayınca** birçok kişi şaşırdı.
Being indicting doesn't mean someone is guilty; it's just a legal step.
**Suçlanmak (resmen)** birinin suçlu olduğu anlamına gelmez; bu sadece yasal bir aşamadır.