"indeterminate" in Turkish
Definition
Açıkça belirlenmemiş veya sınırlandırılmamış; kesin olarak tanımlanamayan durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya teknik bağlamlarda kullanılır: 'belirsiz sonuç', 'belirsiz süre'. Kesinlik veya son nokta olmadığı anlatılır.
Examples
The result of the experiment was indeterminate.
Deneyin sonucu **belirsiz** oldu.
She faces an indeterminate period of waiting.
O, **belirsiz** bir süre bekleyecek.
The shape of the cloud was indeterminate.
Bulutun şekli **belirsizdi**.
"His future with the company remains indeterminate until the review is over," she explained.
"Şirketle olan geleceği değerlendirme bitene kadar **belirsiz** olarak kalacak," diye açıkladı.
We were given an indeterminate deadline for the project, so we're not rushing.
Proje için bize **belirsiz** bir teslim tarihi verildi, bu yüzden acele etmiyoruz.
Sometimes life takes an indeterminate turn, and that's okay.
Bazen hayat **belirsiz** bir yöne sapar ve bu gayet normal.