Type any word!

"incorrigible" in Turkish

ıslah olmazdüzelmez

Definition

Kötü alışkanlıkları veya davranışları olan, değiştirilemeyen ya da düzelemeyen kişi veya şey.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla resmi veya edebi dille kullanılır; 'an incorrigible liar', 'incorrigible optimist' gibi, olumsuz özellikler için uygundur. Düzelme umudu olmadığını ima eder.

Examples

He is an incorrigible prankster in class.

O sınıfta **ıslah olmaz** bir şakacıdır.

She has an incorrigible habit of being late.

**Islah olmaz** geç kalma alışkanlığı var.

The puppy was incorrigible, chewing shoes all day.

Yavru köpek **ıslah olmazdı**, bütün gün ayakkabı kemiriyordu.

My brother is an incorrigible optimist; nothing ever gets him down.

Kardeşim **ıslah olmaz** bir optimisttir; hiçbir şey onu üzmez.

Even after so many warnings, he's still incorrigible about breaking the rules.

Onca uyarıdan sonra bile, kuralları çiğnemekte hâlâ **ıslah olmaz** durumda.

You can call me an incorrigible romantic—I just love love stories.

Bana **ıslah olmaz** bir romantik diyebilirsin—Aşk hikayelerini çok severim.