"in the hole" in Turkish
Definition
Bu ifade, borçlu olmayı ya da finansal olarak dezavantajlı durumda olmayı anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmi konuşmada, finansal sorunlar için kullanılır; gerçek bir delikle ilgili değildir.
Examples
He is in the hole after buying that expensive phone.
O pahalı telefonu alınca şu an **borçta** kaldı.
Our company was in the hole last year.
Geçen yıl şirketimiz **zararda**ydı.
If you spend more than you earn, you will be in the hole.
Kazandığından fazlasını harcarsan **borçta** kalırsın.
After paying all my bills this month, I'm already $200 in the hole.
Bu ay tüm faturalarımı ödeyince şimdiden 200 dolar **zarardayım**.
How did we end up so far in the hole this quarter?
Bu çeyrekte nasıl bu kadar **zararda** kaldık?
You can't keep going in the hole every month, or you'll never save any money.
Her ay **zararda** olmaya devam edersen asla para biriktiremezsin.