"in play" in Turkish
Definition
'In play', bir şeyin aktif olarak kullanıldığı, geçerli olduğu ya da etkili olduğu durumları ifade eder. Genellikle spor veya seçenekler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok sporda ('the ball is in play'), ayrıca hâlâ kullanılan kural/opsiyonlar/aşamalar için geçerlidir. Kişilere pek kullanılmaz.
Examples
The ball is still in play.
Top hâlâ **oyunda**.
Many factors are in play here.
Burada birçok faktör **devrede**.
The rule is no longer in play.
Kural artık **yürürlükte** değil.
Is that option still in play, or did they decide against it?
O seçenek hâlâ **devrede** mi, yoksa vazgeçtiler mi?
During negotiations, many possibilities remain in play until the final agreement.
Müzakereler sırasında, nihai anlaşma sağlanana kadar pek çok ihtimal **devrede** kalır.
Once the whistle blows, the ball is officially in play.
Düdük çaldığında, top resmen **oyunda** olur.