Type any word!

"immersed" in Turkish

dalmışiçine gömülmüş

Definition

Bir sıvının içinde tamamen kalmak ya da bir işe, düşünceye veya ortama derinlemesine odaklanmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle mecazi anlamda; örn. 'immersed in work' (işe dalmak), 'immersed in thought' (düşüncelere dalmak) şeklinde kullanılır. Sıvı için nadiren kullanılır. 'Submerged' daha çok gerçek sıvı içinde kullanılır.

Examples

He was immersed in the water during his swimming lesson.

Yüzme dersinde suya tamamen **dalmıştı**.

She is always immersed in her books.

O her zaman kitaplarına **dalmıştır**.

The player was so immersed in the game that he forgot to eat.

Oyuncu oyuna öylesine **dalmıştı** ki yemek yemeyi unuttu.

I'm so immersed in this project that I lose track of time.

Bu projeye o kadar **dalıyorum** ki zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum.

She gets completely immersed in conversations and doesn’t notice what’s happening around her.

O, sohbetlere tamamen **dalıyor** ve etrafında ne olup bittiğini fark etmiyor.

After a few months living abroad, he was fully immersed in the local culture.

Yurtdışında birkaç ay yaşadıktan sonra, yerel kültüre tamamen **dalıp** gitmişti.