"huffing" in Turkish
Definition
Kızgınlık ya da sinirle yüksek sesle soluk almak. Ayrıca, uçucu madde veya kimyasal madde çekerek kafa bulma anlamında argo olarak da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Normalde öfke ve yorgunlukla yapılan soluma anlamındadır. 'Uçucu madde çekmek' tehlikeli, argo ve yasa dışı bir kullanımdır.
Examples
She was huffing after running up the stairs.
Merdivenleri çıktıktan sonra **öfkeyle soluyordu**.
He left the room, huffing angrily.
Odaı terk etti, **öfkeyle soluyordu**.
Some teens were caught huffing glue behind the building.
Bazı gençler binanın arkasında **uçucu madde çekerken** yakalandı.
He stormed out, huffing under his breath about the unfair decision.
Haksız karar için homurdanarak **öfkeyle soluyarak** dışarı fırladı.
If you keep huffing those fumes, you'll get really sick.
Eğer bu dumanları **çekmeye** devam edersen çok hasta olacaksın.
"Stop huffing and listen to my side of the story," she said.
"**Of puf etmeyi** bırak ve benim tarafımı da dinle," dedi.