Type any word!

"huckster" in Turkish

sahtekâr satıcıüçkağıtçı

Definition

Küçük eşyalar satan, dolaşarak satış yapan ve genellikle dürüst olmayan ya da aşırı abartılı satış yöntemleri kullanan kişi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle aldatıcı, ısrarcı veya samimiyetsiz satıcılar için kullanılır; sıradan mağaza çalışanı için tercih edilmez.

Examples

The huckster sold fruit at the market every day.

O **sahtekâr satıcı** her gün pazarda meyve satıyordu.

Many people think the huckster at the fair charges too much.

Birçok insan fuardaki **sahtekâr satıcı**nın çok pahalıya sattığını düşünüyor.

The huckster called out loudly to attract customers.

**Sahtekâr satıcı** müşteri çekmek için yüksek sesle bağırdı.

Don’t listen to that huckster—he’s only interested in your money.

O **sahtekâr satıcı**nın lafına kulak asma—onun tek derdi senin paran.

Ever since the commercial aired, people have called the company a bunch of hucksters.

Reklam yayımlandığından beri herkes şirkete bir grup **sahtekâr satıcı** diyor.

Some TV salesmen are real hucksters with all their fake promises.

Bazı TV satıcıları tam anlamıyla **sahtekâr satıcı**; hep sahte vaatlerle dolu.