Type any word!

"hoodwink" in Turkish

kandırmakaldatmak

Definition

Birini hileyle kandırmak ya da yanlış bir şeye inandırmak.

Usage Notes (Turkish)

Biraz resmi ve edebi anlam taşır; gündelik 'kandırmak' ya da 'aldatmak'tan daha renkli bir ifadedir. Hikâyelerde, yazılarda ve bazen de konuşmada vurgulu bir biçimde kullanılır. Genellikle edilgen olarak geçer: 'kandırıldık' gibi.

Examples

The magician hoodwinked the audience with his tricks.

Sihirbaz numaralarıyla seyircileri **kandırdı**.

He tried to hoodwink his teacher into giving him a better grade.

Daha iyi not almak için öğretmenini **kandırmaya** çalıştı.

You can't hoodwink everyone all the time.

Herkesi her zaman **kandıramazsın**.

Turns out we were completely hoodwinked by that fake website.

Sonunda, o sahte site tarafından tamamen **kandırılmışız**.

She managed to hoodwink even the smartest people in the room.

O, odadaki en akıllı insanları bile **kandırmayı** başardı.

"Don't let appearances hoodwink you!" my friend warned me.

"Sakın dış görünüşe **kandırılma**!" diye uyardı arkadaşım.