"hoods" in Turkish
Definition
‘Hoods’, başı örten kıyafet parçası, araba motor kısmını örten kapak veya ABD İngilizcesinde bir mahallenin adı olarak kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kıyafette ‘kapüşon’, araçta ‘kaput’. ABD argosunda ‘the hoods’ deyince belli bir mahalle veya semt (genelde dar gelirli) anlaşılır. ‘Hoodlum’ ile karıştırmayın; suçlu anlamı yoktur.
Examples
The children wore their hoods because it was raining.
Çocuklar yağmur yağdığı için **kapüşonlarını** taktılar.
Some cars have very large hoods.
Bazı arabaların çok büyük **kaputları** vardır.
The jackets come with removable hoods.
Ceketler çıkarılabilir **kapüşonlarla** birlikte geliyor.
I grew up in one of the toughest hoods in Chicago.
Chicago’nun en zorlu **mahallelerinden** birinde büyüdüm.
Pull your hoods up if it gets windy out there!
Dışarısı rüzgarlı olursa **kapüşonlarınızı** kaldırın!
Mechanics opened the cars' hoods to check for problems.
Tamirciler, sorunları kontrol etmek için arabaların **kaputlarını** açtı.