"hold in" in Turkish
Definition
Bir duyguyu, sesi ya da tepkini dışa vurmadan içinde tutmak veya bastırmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygular (‘hold in your anger’ gibi) ve reaksiyonları bastırmak için kullanılır. ‘Hold on’ (beklemek) ile karıştırmayın. İçsel tepkiler için daha uygundur.
Examples
He tried to hold in his laughter during the class.
Ders sırasında **gülmesini içine atmaya** çalıştı.
You shouldn't hold in your feelings.
Duygularını **içine atma**.
She couldn't hold in her tears at the movie.
Filmde gözyaşlarını **tutamadı**.
I always hold in my anger at work, but it's exhausting.
İşte her zaman öfkemi **içime atarım**, ama bu çok yorucu.
If you hold in a sneeze, it can hurt your ears.
**Hapşırığı tutmak** kulağını acıtabilir.
He couldn't hold in what he wanted to say any longer and just blurted it out.
Artık söylemek istediklerini **içinde tutamadı** ve bir anda söyledi.