Type any word!

"hoarse" in Turkish

kısıkboğuk (ses)

Definition

Sesin boğuk, çatallı veya zayıf çıkması; genellikle hastalık, fazla bağırma veya çok konuşma sonucu oluşur.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla hastalık veya fazla konuşmadan sonra çıkar; 'kısık ses', 'boğuk ses' şeklinde kullanılır; 'sesi kısılmak' da yaygın bir ifadedir.

Examples

My voice is hoarse after the concert.

Konserden sonra sesim **kısık** hale geldi.

He spoke in a hoarse whisper.

O, **kısık** bir fısıltıyla konuştu.

She got hoarse from shouting so much.

Çok bağırınca sesi **kısıldı**.

I woke up this morning with a hoarse throat and could barely talk.

Bu sabah **kısık** bir boğazla uyandım ve neredeyse konuşamıyordum.

His laugh was deep and a little hoarse, like he had a cold.

Onun gülüşü derindi ve biraz **boğuktu**, sanki hasta gibiydi.

After cheering for hours at the game, everyone's voice sounded hoarse.

Maçta saatlerce tezahürat yaptıktan sonra herkesin sesi **kısılmıştı**.