"heaved" in Turkish
Definition
Bir şeyi büyük bir çaba harcayarak kaldırmak, taşımak veya atmak; ya da yorgunluk veya rahatlama nedeniyle derin nefes almak.
Usage Notes (Turkish)
Hafif işler için kullanılmaz; mutlaka bir güç harcama anlamı taşır. 'Heaved a sigh' ifadesi, derin nefes almak veya rahatlama belirtir.
Examples
She heaved the heavy box onto the table.
O, ağır kutuyu masanın üzerine **kaldırdı**.
He heaved a big sigh after finishing the test.
O, sınavı bitirdikten sonra derin bir **nefes aldı**.
They heaved the old sofa out the door.
Onlar eski kanepeyi kapıdan dışarı **taşıdı**.
She heaved the backpack onto her shoulder and set off for school.
O, sırt çantasını omzuna **kaldırıp** okula doğru yola çıktı.
He heaved himself out of the chair after a long day at work.
O, uzun bir iş gününden sonra sandalyeden kendini **kaldırdı**.
I heaved a sigh of relief when the storm finally passed.
Fırtına sonunda bittiğinde büyük bir **nefes aldım**.