Type any word!

"have to live with" in Turkish

kabullenmekbununla yaşamak

Definition

Değiştiremeyeceğin olumsuz bir durumu veya gerçeği kabul etmek zorunda kalmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuzluklar, hayal kırıklıkları veya hatalar için kullanılır. Birlikte yaşamak anlamı yoktur, kabullenmek anlamındadır.

Examples

You have to live with your mistakes.

Hatalarınla **yaşamak zorundasın**.

Sometimes we have to live with disappointment.

Bazen hayal kırıklığıyla **yaşamak zorunda kalırız**.

She didn't like the new rule, but she had to live with it.

Yeni kuralı sevmedi ama bununla **yaşamak zorunda kaldı**.

Nobody likes traffic, but we just have to live with it in the city.

Kimse trafiği sevmez ama şehirde bununla **yaşamak zorundayız**.

That's a mistake we'll have to live with.

Bu, **kabullenmek** zorunda kalacağımız bir hata.

If you want the job, you'll have to live with working weekends sometimes.

Bu işi istiyorsan bazen hafta sonları çalışmayı **kabullenmek zorunda kalacaksın**.