"have a run of" in Turkish
Definition
Peş peşe benzer olayları yaşamak, genellikle başarılar, başarısızlıklar veya belli bir durumlar ardı ardına geldiğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yarı resmi ve deyimsel bir ifadedir. Genellikle 'başarı', 'şanssızlık', 'galibiyet', 'mağlubiyet' gibi kelimelerle kullanılır. Olumsuz cümlelerde nadirdir.
Examples
They had a run of bad luck last year.
Geçen yıl **bir dizi** talihsizlik yaşadılar.
We had a run of good weather for the festival.
Festival boyunca **bir dizi** güzel hava yaşadık.
The team had a run of three wins in a row.
Takım **üst üste üç** galibiyet aldı.
I've had a run of late nights this week—I'm exhausted.
Bu hafta **bir dizi** geç gece geçirdim—bittim.
Their company has had a run of success with new products lately.
Şirketleri son zamanlarda yeni ürünlerde **üst üste başarılar** yaşadı.
Don't worry—everyone has a run of bad days sometimes.
Endişelenme—herkesin zaman zaman **bir dizi kötü günü** olur.