"hardhearted" in Turkish
Definition
Başkalarına karşı merhamet ya da şefkat göstermeyen, duygusal olarak soğuk ve acımasız kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da edebi anlatımlarda, birinin acımasızlığını veya şefkatsizliğini vurgulamak için kullanılır. 'Soğuk' ya da 'kötü' kelimesinden daha ağır bir anlam taşır.
Examples
He is a hardhearted boss who never listens to his employees.
O, çalışanlarını asla dinlemeyen **katı yürekli** bir patrondur.
The villain in the story is very hardhearted.
Hikayedeki kötü karakter çok **katı yürekli**.
She gave a hardhearted reply to the poor man's request.
O, fakir adamın isteğine **merhametsiz** bir cevap verdi.
You don't have to be so hardhearted just because you're upset.
Sadece üzgünsün diye bu kadar **katı yürekli** olman gerekmiyor.
People say money made him hardhearted, but I think he changed for other reasons.
İnsanlar paranın onu **merhametsiz** yaptığını söylüyor ama bence o başka nedenlerle değişti.
I could never be that hardhearted, even if someone hurt me.
Biri bana zarar verse bile bu kadar **katı yürekli** olamam.