"harden your heart" in Turkish
Definition
Zor bir durumda duygularını bastırıp merhamet veya şefkat göstermemek için bilinçli olarak duygusal mesafe koymak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle birini affetmemek veya yardım etmemek gibi zor karar durumlarında kullanılır. Resmi veya edebi bir ifadedir; günlük konuşmada nadirdir.
Examples
Sometimes you have to harden your heart to make a tough decision.
Bazen zor bir karar vermek için **kalbini katılaştırmak** gerekir.
She tried not to harden her heart, but it was too painful.
**Kalbini katılaştırmamaya** çalıştı, ama bu çok acı vericiydi.
He hardened his heart and walked away without looking back.
**Kalbini katılaştırdı** ve arkaya bakmadan yürüyüp gitti.
If you harden your heart, you'll miss out on true connection with others.
Eğer **kalbini katılaştırırsan**, başkalarıyla gerçek bir bağlantıyı kaçırırsın.
Don’t harden your heart just because you’ve been hurt before.
Daha önce incindin diye **kalbini katılaştırma**.
She had to harden her heart to get through the breakup.
Ayrılığı atlatmak için **kalbini katılaştırmak** zorunda kaldı.