"hapless" in Turkish
Definition
Şanssız veya sürekli talihsiz olaylar yaşayan kişileri tanımlamak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
"hapless" resmi ve eski moda bir kelimedir, genellikle mağdurlara acıyarak kullanılır. "hapless victim", "hapless soul" gibi kalıplarda görülür. "helpless" (çaresiz) ile karıştırmayın.
Examples
The hapless boy lost his wallet again.
O **talihsiz** çocuk yine cüzdanını kaybetti.
Many hapless people were caught in the storm.
Pek çok **talihsiz** insan fırtınaya yakalandı.
She felt hapless after failing the test.
Sınavda başarısız olunca kendini **talihsiz** hissetti.
The movie is about a hapless detective who always gets things wrong.
Film, hep bir şeyleri yanlış yapan **talihsiz** bir dedektifi anlatıyor.
No matter what he tries, that hapless guy can't catch a break.
Ne denerse denesin, o **talihsiz** adam bir türlü şans bulamıyor.
People felt sorry for the hapless tourists lost in the city.
Şehirde kaybolan **talihsiz** turistlere insanlar üzüldü.