Type any word!

"haemoglobin" in Turkish

hemoglobin

Definition

Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinde bulunan ve akciğerlerden vücuda oksijen taşıyan bir proteindir; ayrıca karbondioksiti de akciğere geri getirir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tıbbi, bilimsel veya akademik ortamlarda kullanılır; 'low haemoglobin level', 'haemoglobin test' gibi deyimlerle karşılaşılır. Gündelik konuşmada yaygın değildir.

Examples

Doctors tested her haemoglobin level during the checkup.

Doktorlar muayene sırasında onun **hemoglobin** seviyesini ölçtüler.

Haemoglobin helps carry oxygen through the body.

**Hemoglobin**, vücudun her yerine oksijen taşınmasına yardımcı olur.

Too little haemoglobin can make you feel tired or weak.

Çok az **hemoglobin** kendinizi yorgun veya güçsüz hissetmenize neden olabilir.

My haemoglobin levels dropped after I got sick last month.

Geçen ay hastalandıktan sonra **hemoglobin** seviyem düştü.

If your haemoglobin is low, your doctor might recommend more iron in your diet.

**Hemoglobin** seviyeniz düşükse, doktorunuz diyetinize daha fazla demir eklemenizi önerebilir.

Did you know athletes often monitor their haemoglobin to check their fitness?

Sporcuların form durumlarını kontrol etmek için genellikle **hemoglobin** düzeylerini takip ettiklerini biliyor musunuz?