"greedier" in Turkish
Definition
'Açgözlü'nün karşılaştırmalı hâli; birinin başka birine göre veya ihtiyacından fazla şey (para, yiyecek, eşya gibi) istemesini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Doğrudan kıyaslamalarda ('greedier than' gibi) sık kullanılır. Genelde çocuklar ve evcil hayvanlar için, ya da yiyecek veya eşyalar bağlamında geçer. Olumsuz anlam taşır, övgü olarak kullanılmaz. Resmî yazılarda pek kullanılmaz.
Examples
He is greedier than his brother when it comes to dessert.
Tatlı konusunda, o kardeşinden **daha açgözlü**.
Some people get greedier as they get richer.
Bazı insanlar zenginleştikçe **daha açgözlü** olurlar.
The cat always seems greedier when there is tuna.
Ton balığı olunca kedi her zaman **daha açgözlü** görünüyor.
If you keep asking for more, people will think you’re just getting greedier.
Daha fazlasını istemeye devam edersen, insanlar sadece **daha açgözlü** olduğunu düşünecek.
Kids seem to get greedier around the holidays, don’t they?
Çocuklar tatillerde **daha açgözlü** oluyor gibi, değil mi?
I thought I was hungry, but my sister was even greedier at dinner.
Aç olduğumu sanıyordum ama kız kardeşim akşam yemeğinde daha **açgözlü**ydü.