"grandee" in Turkish
Definition
Grandee, yüksek rütbeli veya büyük etkisi olan kişi; özellikle sosyal ya da politik konumda önemli biri için kullanılır. Tarihsel olarak İspanyol ve Portekiz soylularını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Grandee' genellikle siyaset, iş dünyası veya üst sınıftaki etkili kişiler için resmi olarak kullanılır. Bazen esprili şekilde de kişinin statüsünü vurgulamak için geçebilir.
Examples
He became a political grandee after many years of service.
Yıllar süren hizmetten sonra politik bir **soylu** oldu.
The Spanish grandees had special privileges in the past.
İspanyol **soyluları** geçmişte özel ayrıcalıklara sahipti.
He spoke with the confidence of a grandee.
Bir **ileri gelen**in özgüveniyle konuştu.
Everyone in the company treats her like a grandee.
Şirkette herkes ona bir **soylu** gibi davranıyor.
The party was full of social grandees and celebrities.
Parti sosyal **seçkin kişiler** ve ünlülerle doluydu.
After making millions, he started acting like a real grandee at meetings.
Milyonlar kazandıktan sonra toplantılarda gerçek bir **soylu** gibi davranmaya başladı.