"gouged" in Turkish
Definition
Bir şeyi kuvvetle oyup çıkarmak ya da kesmek; genellikle derin iz veya delik bırakır. Günlük konuşmada, birine aşırı fiyat çekmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Oymak' veya 'oyulmuş' fiziksel kullanım için, fiyat bahsinde 'kazıklanmak' yaygındır. 'Kazık yemek' deyimiyle kullanılır.
Examples
He gouged a hole in the wall with a metal rod.
Bir metal çubukla duvarda **oyulmuş** bir delik açtı.
She accidentally gouged her desk with a knife.
Bıçağıyla masasında kazara **oyuk açtı**.
The sculpture was gouged during shipping and arrived damaged.
Heykel taşınırken **oyulmuş** ve hasarlı geldi.
He felt like he was gouged on the price for that concert ticket.
O konser biletinde fiyatla ilgili **kazıklandığını** hissetti.
Part of the painting was gouged out when the frame broke.
Çerçeve kırıldığında tablonun bir kısmı **oyulmuştu**.
My old phone had a badly gouged screen from being dropped so many times.
Eski telefonumun ekranı defalarca düşmekten fena halde **oyulmuştu**.