"gouge" in Turkish
Definition
Bir şeyi kuvvetle kazıyarak delik veya oyuk açmak; ya da birine haksız yere çok fazla fiyat koymak.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel bir hasar vermek hem de haksız fiyat talep etmek anlamına gelir. 'Price gouging' terimi çoğunlukla haberlerde ve alışverişlerde geçer.
Examples
Be careful not to gouge the wood with your knife.
Bıçağınla ahşabı **oymamaya** dikkat et.
He accidentally gouged a hole in the wall.
Yanlışlıkla duvarda bir delik **oydu**.
The high prices during the storm felt like a gouge.
Fırtınadaki yüksek fiyatlar tam bir **soygun** gibiydi.
She used a spoon to gouge the avocado pit out.
Bir kaşıkla avokado çekirdeğini **oydu**.
Gas stations started to gouge customers after the hurricane.
Kasırga sonrası benzin istasyonları müşterileri **kazıklamaya** başladı.
He gouged his knee on a sharp rock while hiking.
Yürüyüş sırasında dizini keskin bir kayanın üstünde **yaraladı**.