"glass ceiling" in Turkish
Definition
Bu, özellikle kadınlar ve azınlıkların, ne kadar nitelikli olurlarsa olsunlar, daha üst pozisyonlara veya liderlik rollerine yükselmesini engelleyen görünmez bir engeldir.
Usage Notes (Turkish)
İfade daima iş ortamı veya toplumsal sınırlar için mecazi anlamda kullanılır. Genellikle 'break', 'hit', 'face' gibi fiillerle beraber anılır. Bireysel başarısızlık yerine sistematik engelleri ifade eder.
Examples
Many women face a glass ceiling at work.
Birçok kadın iş yerinde **cam tavana** takılıyor.
The glass ceiling stops some people from getting promotions.
**Cam tavan** bazı insanların terfi almasını engelliyor.
She wants to break the glass ceiling in her industry.
Kendi sektöründe **cam tavanı** kırmak istiyor.
After years of hard work, she finally shattered the glass ceiling and became the first female CEO.
Yıllarca çok çalıştıktan sonra sonunda **cam tavanı** kırdı ve ilk kadın CEO oldu.
There's a definite glass ceiling for minorities in upper management here.
Burada üst yönetimde azınlıklar için kesinlikle bir **cam tavan** var.
Some people say the glass ceiling is breaking, but the numbers still don't show true equality.
Bazı insanlar **cam tavanın** kırıldığını söylüyor ama rakamlar hâlâ gerçek eşitliği göstermiyor.