"give time" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye zaman ayırmak ya da bir şeyin gerçekleşmesi için zaman tanımak.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada yaygındır. 'Birine/bir şeye zaman ayırmak' ilgilenmek; 'bir şeye zaman tanımak' sabırlı olmak anlamındadır. 'Take time' (süre) ile karıştırmayın. En çok ilişkiler veya projelerde kullanılır.
Examples
I try to give time to my family every day.
Her gün aileme **zaman ayırmaya** çalışıyorum.
Please give time for the paint to dry.
Lütfen boyanın kuruması için **zaman tanıyın**.
She always gives time to help her friends.
O her zaman arkadaşlarına yardım etmek için **zaman ayırır**.
Sometimes, you just need to give time and let things work out.
Bazen sadece **zaman tanımalı** ve işlerin yoluna girmesine izin vermelisiniz.
If you give time to your studies, you’ll see results.
Eğer derslerine **zaman ayırırsan**, sonuçlarını görürsün.
Our relationship improved after we decided to give time to each other.
Birbirimize **zaman ayırmaya** karar verdikten sonra ilişkimiz gelişti.