"give and take" in Turkish
Definition
Tarafların anlaşmaya varmak veya adil olmak için karşılıklı olarak ödün verdiği veya fedakarlık yaptığı bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve gayriresmi her ortamda, uzlaşma ve karşılıklı fedakarlık gerektiğini vurgulamak için kullanılır.
Examples
Any good friendship requires give and take.
Her iyi dostlukta mutlaka **al-veriş** olmalıdır.
Marriage is about give and take.
Evlilik **karşılıklı fedakarlık** demektir.
There must be some give and take in any negotiation.
Her müzakerede biraz **al-veriş** olmalı.
We disagreed at first, but after some give and take, we found a solution.
Başta anlaşamadık ama biraz **karşılıklı fedakarlık** ile çözüm bulduk.
Teamwork only works if there’s real give and take.
Ekip çalışması ancak gerçek bir **al-veriş** olursa işe yarar.
In politics, a little give and take can go a long way.
Siyasette küçük bir **karşılıklı fedakarlık** bile çok işe yarayabilir.