"gatehouse" in Turkish
Definition
Bir mülk, şato veya geniş arazinin girişinde, genellikle güvenlik görevlisi ya da bekçinin bulunduğu küçük bina.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle şato, malikâne, büyük tesis veya korunaklı sitelerde geçer; sıradan evler için nadiren kullanılır.
Examples
The castle has a gatehouse at its entrance.
Şatonun girişinde bir **bekçi kulübesi** var.
The security guard stays in the gatehouse all night.
Güvenlik görevlisi gece boyunca **bekçi kulübesinde** kalır.
Visitors must check in at the gatehouse before entering.
Ziyaretçiler içeri girmeden önce **bekçi kulübesinde** kayıt yaptırmalıdır.
I waved at the guard in the gatehouse as I drove past.
Arabamla geçerken **bekçi kulübesindeki** görevliye el salladım.
The old gatehouse has been turned into a cozy little café.
Eski **bekçi kulübesi** artık şirin bir kafeye dönüştü.
There's a map of the grounds hanging inside the gatehouse.
**Bekçi kulübesinin** içinde arazinin bir haritası asılı.